Toplum icinde ATEV diye bilinen Australian Turkish Scholarship Fund Inc’den burs kampanyasi
“İnsanımıza sahip çıkıyoruz”
Haber: Ali Asker
Gazetelerde zaman zaman haberleri gözümüze çarpan Avustralya Türk Eğitim Vakfı’nın (ATEV/ATSF Inc) Türkiye’de başarılı fakat yardıma muhtaç öğrencilere burs verdiğini duyuyoruz. Bir dayanışma örneği olan bu girişime katkı sunanların olduğunu öğreniyoruz. Hem toplumu aydınlatma, olası sorulara yanıt arama, hem de bizim insanlarımızda kökü çok eskilere dayanan dayanışma kültürünün (geleneğinin) yeşermersine katkı sunacağına inandığımız bu projeyi yaygınlaştırmak amacı taşıyor haberimiz. Şu anki Yönetim Kurulu üç eğitimci, iki gazeteci, bir muhasebe uzmanı ve bir teknik adamdan oluşuyor. Yönetim Kurulu üyeleri Muzaffer Orel ve Asım İyidilli’den ATSF Inc’in kuruluşu, amacı, saydamlık, bağış ve üyelik kriterleri, ileriye dönük hedeflerine dair bilgiler istedik ve ayrıca kendilerinin eğitimin önemi hakkında görüşlerine başvurduk. Söyleşiden önce projenin fotoğraf kısmını üstlenen Salih Özköse’nin evine giderek web sayfasındaki sunumun hazırlıklarını yakından izleme şansımız oldu. Muzaffer Orel’le birlikte gerçekleşen bu ziyarette projenin özveriyle, heyecanla hayata geçirilmeye çalışıldığının örnekleriyle karşılaştık. Muzaffer Orel ‘amacımız projenin daha da genişlemesi ve toplumdan yaygın ilgi bulması’ diyerek görüşlerini dile getird. Bu söyleşinin yapıldığı ikinci görüşme ise Asım-Nazmiye İyidilli’lerin evinde sıcak bir atmosferde gerçekleşti. Yılların öğretmeni Nazmiye Hanım da yer yer görüşlerini ekledi. Türkiye’de şu anda 8 teknik okul öğrencisine lise ve yüksekokul arası burs sağlayan ATEV’in toplumumuzca daha yakından tanınmasına yardımcı olacağını düşündüğümüz bu özel haberin ilerleyen bölümlerinde katkı sunan kişilerin de duygularını aktarmaya çalışacağız.
Bu projede yer almanızı nasıl açıklıyorsunuz?
Asım İyidilli: Eğitim insanın gelişmesini sağlayan bir süreçtir. İnsanın insanca yaşayabilmesi için eğitime ihtiyaç vardır. Ben şahsen eğitim çağlarımda yoksulluklar içinde yetiştim. Maddi manevi destek bulamadım. Onun için eğitime muhtaç kişilere mutlaka yardım edilmesinin ne kadar önemli olduğunu hissediyorum.
Muzaffer Orel: 1950’li yılların ikinci yarısında Ankara’da yüksek tahsile başladım. İlk defa gittiğim bu şehirde, çevremde tanıdık falan da yoktu. Büyük zorluklar çektim. İşlerin iyi olmadığı bir dönemdi. Esnaf olan babamın para yollayamadığı aylar olmuştu…Bir müddet turistik bir otelde gece çalistim, gündüz fakulteye gittim. Zor şartlar içinde yetiştim. Ta o zamanlar ben de gereksinim duyanlara ilerde yardımcı olacağım demiştim kendi kendime. Öğretmen kökenli olduğumdan eğitimin önemini biliyorum ve bu da beni yeni bir proje üretmeye sevk ediyordu. Bu bir misyondu bence. İşte zamanı geldi ve şimdi harekete geçiyorum. Daha önce başlama şansım olamadı. 1974 de, 1 yıl yeniden üniversiteye gidip öğretmenliğimin burada tasdik edilmesini sağladım, ev alıp borcunu ödeyim falan derken zaman geçip gitti… Öte yandan işin içine para girince geçmiş deneyimlerimden de hatırlıyorum daha da hassas olmamız gerekiyor, tam bir saydamlık sunmamız garakiyordu. Bu da ancak bir dernek kurarak saglanirdi.
Kuruluş tarihiniz 4 Eylül 2008 olarak geçiyor. Başlangıç nasıl oldu? Bu bir vefa borcu mu yoksa içinizde yeşeren dayanışma duygusu mu?
M.Orel: Bundan önce Türkiye’de talebe okutma kararına varmıştık. Belki de bizi tetikleyen Mete Kaymaz’la yaptigim bir sohbet oldu. Maddi konuda eli sıkı olarak bildiğimiz Mete’nin Türkiye’de üç çocuk okuttuğunu öğrenince kulaklarıma inanamadım. Türkiye’ye giden Mete bana ‘TEV 40.Yıl’ adında bir kitap yolladı. Ondan çok etkilendim. Önce 5 kişilik geçici komite oluşturduk..TEV’le ilişkiye geçtik ve onlarla birlikte calismaya basladik Toplumun kültüründe dayanışma duygularını bildiğimiz için destek alacağımızdan emindik ve de yanılmadık.
A.İyidilli: Kendi geçmişim aklıma geliyor hep. Yardıma, dayanışmaya, desteğe ihtiyaç duyarak yetiştim. Yardıma ihtiyaç duyan öğrencilere el uzatacak sağlam bir kuruluşa ihtiyaç duyulduğunu düşünüyordum. TEV (Türkiye) hakkında genel bilgim vardı. Diğer yandan TEV’in benzeri işlevini buradan yapacak bir girişimin başladığını da öğrenmiştim. Muzaffer Bey konuyu açınca hemen ben de girdim.
Toplumdan aldığınız destekten ve gelişmelerden memnunmusunuz?
A.İyidilli: Şu anki durumdan memnunum. Daha başarılı olabilir. Bu iş bir takım işi, daha tam olarak o takım kurulabilmiş değil. Toplumdan gelecek katkılarla bu sayıyı artırabiliriz, takımı yaygınlaştırabiliriz diye düşünüyorum.
M.Orel: Henüz yolun basindayiz. Buna ragmen bizi mutlu eden, gucumuze guc katan guzel seyler oluyor.
Bir örnek verirmisiniz?
M.Orel: Mesela bir kişi adını bize vermeden hesabımıza gidip $2000 yatırıyor. Tabii bu haber bizi cok sevindirdi, heyacanlandık. Araştırıp kim olduğunu bulduk. Tesekkur ettik ve kendisine soz konusu bursun hangi sehire tahsis edilmesini arzu ettigini sorduk. Boyle bir secenegimizin oldugunu soyledik.. O ise bize, “farketmez hepisi bizim evladımız” dedi. Bu, aslinda Anadolu insaninin asaletini gosteriyordu Cok duygulandık... Daha yeterince sesimizi duyuramadık; esas sıkıntımız bu. Şunun bilinmesini istiyoruz ki, yapılan bağışın yüzde yüzü yerine ulaşıyor, tek sentine bile dokunulmuyor. Masraflarımızı bir şekilde bağışlar dışından kendimiz karşılıyoruz.
ATEV’in ilan falan gibi zorunlu giderlerini nasıl karşılıyorsunuz?
M.Orel: Gazetelere verdiğimiz ilanların senelik tutarı $2600 bu gideri kendi aramızdan veya en yakınlarımızdan toplayıp karşılıyoruz. Banka hesabina yatirilan bağışlarla alakası yok. Onlar kesintisiz yerine ulaştirilıyor.
Nazmiye İyidilli: Eğer para veremeyecek durumda olanlar varsa onlar da en yakınlarına duyuruyu yayarak katkıda bulunabilirler. Ya da Yönetim Kurulu’na girip çalışabilirler.
Bu projeyi neden başlattığınızı sitede ‘Türkiye halkına borcumuz var’ diyerek açıklıyorsunuz. Bunu biraz açarmısınız?
M.Orel: Ulkemizde egitim gordugumuz 50-60’lı yıllarda tahsil için cuzi birşey odeniyordu, neredeyse parasızdı. Tahsilimizi halkın vergilerinden yararlanarak yapmış olduk. Okul bitti, fakat biz en verimli çağımızda ise buralara geldik. O nedenle ‘Halka odenmesi gereken bir sukran borcumuz var’ diyoruz.
Peki neden buralara gelmek zorunda kaldığınızı sordunuz mu kendinize?
M.Orel: Secimle basimiza getirdigimiz yoneticiler durustce ve toplum icin calismis olsalardi, bugun bizler burda olmazdik… Kimse inkar edemez, bu ulkeye karsi da bir sukran borcumuz var. Son kirk yilin bir muhasebesini yapacak olursak, Toplum olarak basimiz dik. Ikinci vatan olarak sectigimiz Avustralya’ya karsi da uzerimize duseni yaptik ve yapmaya devam edecegiz.
Sadece bağışa dayanarak bu projenin devam edeceğine inanıyormusunuz?
M.Orel: Ben ve arkadaslarim uzun yillar bircok kuruluslarda gorev yaptik. Artık geceler yaparak filan yardım toplamaya mecalimiz kalmadı. Yorulduk…En mühim dava bu projeyi herkese duyurmak ve yaygınlaşmasını sağlamak. Ama birileri yaptıkları bir faaliyetten elde ettikleri geliri bağışlarlarsa (böyle iki örneğimiz var) seviniriz tabii. Bağışlar değişik amaclara yonelik yapilabilir. Bankaya her ay veya her yil belirli bir miktar direk para yatırılabileceği gibi, adaklar, Ramazan ayı dolayısıyla fitre, zekat icin de olabilir.
N.İyidilli: Facebook zincirlemesine bir iletişim sağlayabilir. Kullanılmalıdır.
Burs sağladığınız öğrencilerle iletişim kurabiliyormusunuz?
M.Orel: Önce 7 öğrenciye burs sağlamıştık, şimdi bir öğrenci de Samsun’dan katılıyor sayı 8 oldu. Yakın bir tarihine kadar burs verdiğimiz ogrenciler hakkinda daha fazla bilgiye ulasmak icin TEV’e basvuruda bulunduk.
Bir dayanışma örneği sergiliyorsunuz. Bu tip örnekler toplumda kök salırsa barış ve karşılıkla anlayışa, birbirini kabullenmeye yararı olur mu?
M.Orel: Kurulus asamasinda gorustugumuz bircok kisiden dayanışma geleneğinin olumlu etkileri konusunda çok güzel mesajlar, bilgiler aldım. Benzer şeylerin başkaları tarafından da yapıldığını öğrendim. Mesela bazıları köyündeki öğretmen ya da muhtar aracılığyla yardım göndermiş, bazıları para toplayıp köyündeki okulu yaptırmış…Demek ki toplumumuzda dayanışma kültürü geleneksel olarak var. Önemli olan onu ortaya çıkarabilmek. Biz de bu çabalara bir nebze katkıda bulunursak gurur duyarız.
N.İyidilli: Biz Türkiye’ye uzaktan bakıyoruz. Böyle bir gelenek geliştirilirse bu şekilde vatanımıza sahip çıkıyoruz demektir. İnsanımıza sahip çıkıyoruz…En azından TEV için ayda $5 bir katkıyla bir dayanışma geleneği yaratır ileri görüşlü insanların yetişmesine katkıda bulunabiliriz.
A.İyidilli: Aslında bizim toplanan bağışları yerine direk ulaştıran bir aracıdan farkımız yok. Gayemiz ihtiyacı olan başarılı öğrencileri desteklemek. Böyle bir dayanışma, destek Türklerin kültürlerinde var.
Herbiriniz bir eğitimci olarak yine eğitimle ilgili bir proje içindesiniz. Sizce eğitimin önemi nedir?
A.İyidilli: İnsanın insanca yaşamasını sağlayan imkan ve şartları oluşturur. Yaratıcı ve faydalı bireylerin yetişmesine imkan sağlar.
M.Orel: Öğretmenliğin dışındaö sanayi eğitim uzmanı olarak eğitimci geçmişim var. Hedef Türkiye’ye yetişmiş insan gucu sağlamak. Burada bahsedilen eğitim ülkemizin ihtiyac duyduğu teknik eğitimdir. Bu nedenle verdiğimiz burslar meslek okullarına gidiyor. Ayrica sorunuz bana iki cagrisim yaptirdi, musadenizle kisaca deyineyim: TEV, bir slogani ile bunun onemini cok guzel sergilemis… Egitime katki, ulkemizin gelecegine yatirimdir. Ikincisi cok eski bir Atasozu: Bir insana balik verirsen bir kere karnini doyurursun, fakat balik tutmasini ogretirsen, hic ac kalmaz!!!
N.İyidilli: Eğitim iyi bir gelecek ve iyi bir geleceğe insanı götüren süreçtir. Sağlıklı ve mutlu olabilmenin yolu da eğitimden geçer.
Australian Turkish Scolarship Fund Inc Yönetim Kurulunda kimler var?
Muzaffer Orel (Başkan) 1971 yılında Avustralya’ya geldi. 1974’den 1989 yılına kadar öğretmenlik yaptı. Asım İyidilli (Sayman) 1973 yılında Avustralya’ya geldi. Türkiye’de 12 yıllık öğretmenlik geçmişi var. 1973 yılında ilk Türk okulunu açan öğretmenlerden birisi. 1998 yılında öğretmenliği bıraktı. Diğer üyeleri ise, Arzu Ağaçayak (sekreter), Bayram Özen , Hulusi Şenel ve Osman Savcı.
Burs verilen öğrenciler: Gözde Gücü Adana, Akkapı Endüstri Meslek Lisesi, Fatih Karakaya Adıyaman, Kahta Meslek ve Teknik Eğitim Merkezi,Yunus Arslan Erzurum, Horasan Meslek ve Teknik Eğitim Merkezi, Kübra Karataş Sivas, Kangal Endüstri Meslek Lisesi, Pınar Kıvrak İnebolu, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Gamze Çelikoğlu İnebolu, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Elif Kara İnebolu, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi. 8. öğrencinin Samsun’dan olacağın ve daha ismi netleşmediği bildirildi.
Projenin yankıları: Avustralya Türk Kadınları Yardımlaşma Birliği Başkanı Lale Behçet “Eğitim bizim için çok önemlidir. Eğitimsiz bir hayat düşünemem onun için bu derneğe canı gönülden destek vermeyi istiyoruz. $2000 yardımda bulunduk, Türkiye’deki TEV’e ise elden $1000 yolladık. İleride yine yardım etmeyi uygun görüyoruz” dedi. Melbourne’dan Sevilay Yılmaz, destek dileklerini açıklarken, Ali İzzet ATEV’in projesine değinerek “Güneydoğu’da bir öğrenciyi okutmak isterim” şeklinde duygularını aktardı.
